PKK dan sonra şimdi de Neonaziler Belçika da
"Kan ve Şeref" gibi Neonazi gruplar, ciddi bir kovuşturma ile karşılaşmadıklarından faaliyetleri için artık Belçika yı tercih ediyor. Yaklaşık iki hafta önce Bellegem ve Overpelt te Hitler i anma programları yapan Neonaziler, herhangi bir cezai müeyyide ile karşılaşmadı. Belçika İçişleri Bakanı Patrick Dewael ise Neonazi gruplarla mücadele için ellerinde yeteri kadar kanuni mevzuat bulunmadığını iddia ediyor. Neonazi skandalı De Morgen gazetesinin konuyu gündeme taşıması ile ortaya çıktı. Gazetede yer alan habere göre, Belçika da rahatlıkla faaliyetlerini yürüten, hatta Hitler i anma merasimleri tertip eden gruplar, artık Hollanda ve Almanya yerine AB nin başkentine ev sahipliği yapan ülkeyi kullanıyor. Belçika VRT kanalında yayınlanan Koppen programına katılan Alman bir gazeteci, Alman, İngiliz ve Hollandalı dazlakların toplantılarına katıldığını, mezkur grupların Belçika da herhangi bir sorunla karşılaşmadıkları için bu ülkeyi tercih ettiklerini açıkladı. İçişleri Bakanı nın "elimizde mevzuat yok" açıklaması üzerine Belçika Federal Meclisi nde SPA partisi grup başkanı olan Peter Vanvelthoven, Neonazi grupların yasaklanması için bir kanun teklifi hazırladı. Vanvelthoven e göre, Neonazi gruplar "özel milisler" olarak tavsif edilebilir.
Avrupa nın en kuvvetli ırkçı partilerinden Flaman Menfaati Vlaams Belang ni barındıran Belçika, II. Dünya Savaşı sırasında 25 ila 40 bin Belçikalı Yahudi yi ölüm kamplarına göndermekle sorumlu tutuluyor. Belçika, şubat ayında Yahudi soykırımından kurtulanlara ve ölenlerin akrabalarına 110 milyon Euro tazminat ödemeyi kabul etmiş, eski Başbakan Guy Verhofstadt da geçen yıl Belçikalı yetkililerin soykırıma katkıları dolayısıyla özür dilemişti.
PKK ve DHKP-C, AB nin terör listesinde bulunuyor; ancak AB nin başkenti Brüksel de faaliyetlerini rahatlıkla sürdürüyor. AB nin ırkçılık ve Nazizm le mücadelede çok sert kararları olmasına rağmen Neonazi grupların Belçika da örgütlenebilmesi de şaşkınlığa sebep oluyor.
Kaynak : zaman
Sonraki Haber: Yorum - Ahmet Kurucan Kilise hukuku ve siyasî iktidarlar
Önceki Haber: Türkiye nin üyeliği Avrupa Birliği ni küresel aktör yapar




