Doğal Ortam Meyvesi Böğürtleni Evinin Damında Yetiştirdi
Gaziantepli Adil Özdemir, Türkiye de yaygın olarak doğal ortamda yetişen, ancak uyum çalışmaları sonucu ekim alanları hızla artan böğürtleni evinin damında yetiştirdi.
Daha önce damda, 14 çeşit ağaç yetiştiren Gaziantepli Adil Özdemir, en son yetiştirdiği böğürtlenden günde yaklaşık 1 kilograma yakın meyve alıyor. Topladığı meyveleri komşuları ile paylaşan Adil Özdemir in en büyük hayali bir tarla alıp orada farklı ağaç türleri yetiştirmek.
Bitki sevdalısı Özdemir, daha önce, muşmula, Amerikan eriği, Napolyon kirazı ve fındık gibi ağaçları damında yetiştirdiği söylüyor. Özdemir, betona zarar verdiği için ağaçları sökmek zorunda kaldığını belirtti.
Çalıştığı işyerinde gördüğü böğürtlen ağacının dikkatini çektiğini söyleyen Özdemir, bir kök çekerek evine getirdiği ifade etti.
Böğürtleni bir bidona dikerek her gün ilgilendiğini kaydeden Adil Özdemir, "Bu ağaç ıslak toprağı çok seviyor. Devamlı gübre ve kuş gübresi verdim. Meyvesi kanı temizliyor. Zihin yorgunluğunu gideriyor. Kolestrolu önlüyor." dedi.
Kendisini tabiat aşığı olarak tanımlayan Özdemir, boş zamanlarında büyük ağaçların bulunduğu bölgelere giderek bu ağaçları izlediğini söyledi.
"Ağaçları çok seviyorum, hele büyük ulu çınar ağaçlarına ayrı bir sevgim var. Ağaç sevgisi nedeniyle damın başında ağaç yetiştirme merakı uyandı." diyen Özdemir, ağaçları bir çocuk gibi yetiştirdiğini dile getirdi.
Böğürtlenin günlük bakımını yaparken onunla konuştuğunu anlatan Özdemir, "Ağacın dili yok ama, biz ruhen böğürtlenle konuşuyoruz. Gaziantep çevresinde böyle bir bitki yok. Varsa da dikenlidir. Ufaktır, toplaması zordur. Meyvelerinden komşularıma ikram ediyorum. Ziyaretimize gelen komşularımız afiyetle böğürtlenden yerler. Entrasan ağaç gruplarına merakım var. Adı az duyulan nadir ağaçlar yetiştirdim. Fındık, muşmula, Napolyon kirazı ve Amerikan eriği gibi 14 çeşit ağaç yetirdim. Büyüttüğüm bu ağaçların dibinde, domates, biber, nane, soğan, sarımsak, patlıcan gibi sebzelerde yetiştirdim. Komşulara verdim, biz de yedik" şeklinde konuştu.
Dikili bir ağacının olmadığını ancak dikili bir böğürtlenin olduğunu belirten Özdemir, "En büyük hayalim bir arazi alıp ağaç yetiştirmek. Arazim olursa onu botanik bahçesine çeviririm. Nadir bulunan ağaçların hepsini orada yetiştiririm. Yetişmelerini de zevkle seyrederim." dedi. Çukurova Üniversitesi ÇÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurgül Türemiş, böğürtlenin, organik asitler, mineraller ve vitaminler bakımından çok zengin bir meyve olduğunu söyledi.
Kanı incelterek kan şekerini dengeleyen böğürtlenin, diyabet hastaları için önemli bir şifa kaynağı olduğuna dikkat çeken Türemiş, "Çok sayıda özelliği dolayısıyla günde bir avuç böğürtlen yenmesi, sağlık açısından son derece yararlıdır. Yapılan bazı araştırmalarda böğürtlenin cildi yenileyerek canlılık sağladığının da saptandı. Böğürtlen, sindirim sistemi ile kalp damar rahatsızlıklarına iyi gelir. Bu meyve, haziran ve ağustos aylarında üretilir. Ancak şoklama yöntemiyle bir yıl boyuncada muhafaza edilebilir." şeklinde konuştu.
Böğürtlenin adaptasyona uygun bir meyve olduğunu söyleyen Türemiş, böğürtlenin, soğuk hava koşullarına sahip yerler dışındaki kesimlerde özellikle sulu ve kumlu topraklarıda daha çok yetiştirildiğini ifade etti.
Türemiş, bu meyvenin ilaç sanayiinde kullanılması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Kaynak : haberler
Sonraki Haber: Ergenekon Sanıkları Tekirdağ ve Kocaeli F Tipi Cezaevlerine Konuldu
Önceki Haber: Cazaevinde Sinan Aygün i kim ziyaret etti?




