ÖSS ye İngiliz modeli
İŞTE YÖK ÜN ÜZERİNDE ÇALIŞTIĞI ÜNİVERSİTEYE GİRİŞ SİSTEMİ
- Tek sınav dönemi bitiyor. Öğrenci yılda 3-5 kez ve istediği zaman sınava girebilecek.
- Bir ay matematik, diğer ay coğrafya sınavı yapılabilecek. Notu düşük olan sınavı yenileyebilir.
- Adaylar, seçtikleri branşlarda imtihan olacak. Puan sınırını okullar kendi belirleyecek.
- Katsayı kalkacak. Okuluna ve alanına bakılmaksızın, puanı yeten istediği yere girebilecek.
Başarıya odaklı sistem bazı alanlarda testi kaldırarak adayları açık uçlu sorularla tanıştırıyor. Alan, katsayı gibi uygulamalar bitiyor. Yeterli puanı alan her öğrencinin istediği bölüme girebilmesinin önü açılıyor. İngilizlerin uyguladığı sistemi esas aldıklarının altını çizen YÖK Başkanı Özcan ın verdiği bilgilere göre yeni sistem özetle şöyle işliyor:
Üniversiteye giriş sınavı tek aşamalı, ancak adayların yılda 3-5 defa girebilecekleri bir model olacak. Örneğin öğrenci, genel yetenek testine bu ay, matematik testine 2 ay sonra, coğrafyaya ondan bir ay sonra girebilecek. Notunu beğenmeyen öğrenci, aynı sınavı 6 ay sonra tekrarlayabilecek. Adaylar, aldığı en yüksek puanlarla üniversitelere başvuracak. Adaylara 12-13 konu verilecek, bunlar arasından seçtiği 5 i üzerinden sınava tabi tutulacak. 3 ünden aldığı puanla üniversitelere müracaat edecek. Üniversiteler de alacakları öğrencileri bölümlere bağlı olarak, 3 konu üzerinden tayin edecek. Örneğin bir üniversite, "Makine mühendisliğine genel kabiliyet, matematik ve biyolojiden 80 puanın üzerinde alanları kabul edeceğim" diyebilecek.
YÖK Başkanı, sistem değişikliği üzerinde çalışmalarının devam ettiğini bildiriyor. Yeni uygulamada İngilizlerin modelini düşündüklerini ifade eden Prof. Dr. Y. Ziya Özcan, İngiltere deki sistemde adaylara 12-13 konu verildiğini ve adayların bu konulardan istedikleri birkaçını seçerek sınava girdikleri bilgisini veriyor. YÖK Başkanı, yeni sistemde ne alan, ne de katsayı uygulamasının kalmayacağını söylüyor. Özcan, "Öğrenci aldığı puana göre yerleştirilecek. Tamamen başarıya odaklı bir sistem. Çocuğun, 3 dersten veya her neyse lise 1, 2, 3 ve 4 teki başarısına dayanan bir sistem olması lazım." diye konuşuyor. Üniversitelerdeki her bölüm için adayların hangi derslerden veya konulardan başarılı olması gerektiğini üniversitelere soracaklarını anlatan Özcan, "Makine mühendisliği bölümlerine soracağız siz hangi 3 tür puanla öğrenci almak istiyorsunuz diye. Onlar belirleyecek. Daha sonra bunları ÖSYM nin kitapçığında yayınlayacağız. diyor. Yusuf Ziya Özcan, sistemin ÖSYM tarafından uygulanabileceğini söylüyor. Böyle bir sistemde sınavın bölgelerdeki kontrol edilebilir merkezlerde yapılmasının daha doğru olacağını anlatan Özcan, "Doğu dakiler mesela Erzurum da girebilir. Hakkari deki sınavı ben kontrol edemem. Yeni bir sisteme geçiyoruz, bilinmezi de çok olur. O yüzden hakim olabileceğimiz Doğu da birkaç il, Orta Anadolu da birkaç il olabilir." şeklinde konuşuyor. Konu olgunlaştıktan sonra üniversitelerle paylaşacaklarını anlatan Özcan, değişikliğin gelecek yıl için olmasa bile, sonraki sene uygulanabileceğini aktarıyor. Özcan, ayrıca Milli Eğitim Bakanı ile özel olarak konuştuğunu anlatarak, Hüseyin Çelik in kendisine, "Olgunlaşsın ondan sonra görüşürüz." dediğini aktardı.
Eğitimciler projeyi destekliyor
ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan: Büyük sistem değişikliği birkaç yıl alır. ÖSS ye girecek öğrenci sayısı mutlaka azaltılmalı. Sınav 4-5 değil, 2 kez tekrarlanabilir. Aksi halde 12 ay yetmez. GÜVENDER Başkan Yardımcısı Eyüp Kılcı: Sistemin esnekliği ve sınavların tekrarlanması öğrenciler açısından faydalı. Üzerinde iyi çalışılırsa makul bir sistem olur. YÖK üyesi Prof. Dr. İsa Eşme: Yeni sistem mutlaka lise ile entegre olmalı. Sınavların tekrar edilmesi fiziken zor.
Türk gençliğinin sınav larla imtihanı
Gençliğin son yıllarda artan sınavlarla başı dertte. Minik öğrencilerden üniversite mezunlarına kadar yaklaşık 5 milyon kişi, her yıl lise, üniversite ve enstitülerde eğitim almak ve kamu kurumlarında işe girmek için çeşitli sınavlarda ter döküyor. Şu an sadece Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi nin ÖSYM bir yılda yaptığı sınav sayısı 40 a ulaşıyor. Eğitimciler arz-talep dengesizliğinden ötürü sınav yönteminin yangınlaştığını dile getirirken psikologlar ise sistemin öğrencilerin gelişimini ve psikolojisini olumsuz yönde etkilediği konusunda uyarıyor.
Sınav dendiğinde akla ilk olarak Öğrenci Seçme Sınavı ÖSS geliyor. ÖSS ye geçen yıl 1,7 milyonu aşkın öğrenci katıldı. Gençler, kendileri açısından büyük önem taşıyan bu sınavı kazanmak için yıllarca dershanelere giderek hazırlık yapıyor. Kazanamayanlar aynı sınava tekrar tekrar girmek zorunda kalıyor. ÖSS nin küçük kardeşi gözüyle bakılan Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme Sınavı OKS ise bu yıldan itibaren yerini Seviye Belirleme Sınavı na SBS bırakacak. Öğrenciler, lise öncesi üç yıl boyunca sınava tabi tutulacak. Bunun yanı sıra açık lise, askerî lise ve polis koleji sınavlarını da unutmamak lazım. Tabii, öğrencilerin sınavlarla imtihanı üniversitede de bitmiyor. İlk yıllarda lisans derslerindeki sınavlardan sonra da eğitimini sürdürmek isteyenler için Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı ALES ile Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı ÜDS ortaya çıkıyor. Gençlerin hayatlarında belirleyici konuma sahip bir diğer sınav ise Kamu Personeli Seçme Sınavı KPSS . Bu sınavda yüz binlerce mezun iş bulabilmek için mücadele ediyor. Doktor, hâkim, savcı, avukat ve kaymakam adayları da bu nitelikte bazı sınavlara tabi tutuluyor. Bu sınavlardan bazıları ise yılda iki kez yapılıyor.
Bununla birlikte dershanelerde yapılan sınavlar da var. Özellikle SBS sebebiyle artık öğrenciler çok küçük yaşlarda dershaneye gitmeye başladı. Şu an ilköğretim 4. sınıfta dahi dershaneye giden çok sayıda öğrenci mevcut. Öğrencilerin bu durumu eğitimciler ile psikologları endişelendiriyor.
Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Cemiloğlu, eğitimde arz-talep dengesizliğinin olmasından ötürü sınavların vazgeçilmez unsur haline geldiğini dile getiriyor. Buna örnek olarak ÖSS yi gösteren Prof. Dr. Mustafa Cemiloğlu, sınava girenlerden çok az bir kısmının üniversiteye yerleşebildiğini vurguluyor.
Türkiye Gönüllü Eğitimciler Derneği Genel Başkanı Yard. Doç. Dr. İbrahim Erdoğan da çocukların ve gençlerin dershanelere yöneldiğini ve yoğun sınav programı sebebiyle de büyük stres yaşadıklarını söylüyor. Mühenna Kahveci, İstanbul
Fazla imtihan çocuklara yarar sağlamaz
Psikolog Orhan Keskin, çok sınava giren gençlerin asosyalleştiğini kaydediyor. Özellikle çocukların enerjilerini sadece sınavlara harcamasının gelişimlerini olumsuz etkilediğine dikkat çeken Keskin, "Bu tür sınavlar dünyanın her yerinde var. Fakat küçük yaşlardaki çocuklara çok sınav yapılması faydalı değil. Bu yıl bir de SBS yapılmaya başlanacak. Çocuklar tam gelişme döneminde üç yıl üst üste sınava girecek. Enerjisini sınavlara harcayınca oyundan uzaklaşacak. Oyundan kopan çocuklar da sosyal olamayacak." şeklinde konuşuyor. Sınavlar sebebiyle öğrencilerin hem okulda hem de evde ders çalış yönünde sürekli uyarı alacağına da değinen Orhan Keskin, bunun gençleri bunalıma sürükleyebileceğini ve aile ile bağlarının kopmasına sebep olabileceğini ifade ediyor.
Değişiklikler öğrencinin yararına
ÖSS sisteminde yapılması düşünülen değişikler kamuoyunda geniş yankı buldu. Eğitimciler genel anlamda sistem değişikliğinin iyi çalışılarak ve ilgili tüm tarafların görüşleri alınarak yapılması üzerinde birleşti. Yeni sistemle uygulamaya konulması düşünülen sınavların tekrarlanabilmesi ve herkesin aldığı puana göre üniversiteye gidebilmesi ise destek gördü. ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan, ders sınavlarının 4-5 kez tekrarlanmasının fiziken mümkün olmadığını, bunun ancak 2 kez olabileceğini anlattı. Sistem değişikliğinin uzman bir kadro tarafından aylarca çalışılması gerektiğine işaret eden Yarımağan, mevcut sistemde küçük değişikliklerin gelecek yıl yapılabileceğini, ancak büyük bir sistem değişiklinin birkaç yıldan önce hayata geçirilemeyeceğini vurguladı. ÖSS ye girecek öğrenci sayısının mutlaka azaltılması gerektiği üzerinde duran ÖSYM Başkanı, "Sadece çoktan seçmeli sınav yapılmamalı. Açık uçlu sorular da sorulmalı." dedi. GÜVENDER Başkan Yardımcısı Eyüp Kılcı, sistemin esnek bir yapıya kavuşmasının öğrencilerin menfaatine olacağını kaydetti. Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Tahsin Yeşildere ise henüz taslağı olmayan konuda açıklamalar yapılmasını eleştirdi. Ortaya bir taslak konulmasını isteyen Yeşildere, ÖSS gibi bir sistemin yenilenmesi için sendikalar, dernekler ve öğretim üyeleri gibi tüm tarafların birlikte çalışması gerektiğini kaydetti.
YÖK Üyesi Prof. Dr. İsa Eşme ise benzer konuları YÖK ün strateji raporunda da ele aldıklarını hatırlatarak, yeni sistemin mutlaka lise ile entegre olması gerektiğine işaret etti. Eşme, çok geniş katılımlı toplantılar sonrasında bu değişikliklerin yapılmasını istedi. Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ise katsayı sisteminin acilen değiştirilmesini ve değişiklerde de ilgili tüm tarafların görüşlerinin alınmasını istedi. İbrahim Asalıoğlu, Ankara
Kaynak : zaman
Sonraki Haber: Kapatma davasını izliyoruz Türkiye de demokrasiden tarafız
Önceki Haber: Dikkatsizlik Hemzemin Geçitte Faciaya Neden Oldu




