Anavatan Partisi nde Turgut Özal ı Anma Töreni
Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, Türkiye nin şu anda içinde bulunduğu durumun çözülmesinde tek yolun Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ün istifa etmesinden geçtiğini savunarak, "Cumhurbaşkanı görevinden istifa etmeli ve Cumhurbaşkanı nı halkın seçeceği prosedür başlamalıdır" dedi.
8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, ölümünün 15. yılında Anavatan Partisi nde düzenlenen törenle anıldı. Törene, Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, parti kurucularından Mehmet Keçeciler, Genel Başkan Yardımcısı Niyazi Kahveci ve çok sayıda partili katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı nın okunmasıyla başlayan törende, merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal için Genel Başkan Yardımcısı Niyazi Kahveci Kur an-ı Kerim okudu.
Mumcu, törende yaptığı konuşmada, Özal ın siyasi kimliğinin yanı sıra gündemdeki gelişmeleri de değerlendirdi. Mumcu, Özal ın vefatından sonra milletin onu anarken kullandığı bir cümlenin bugün siyasi malzeme yapıldığını belirterek, "Özal kendine dindar dememiştir. Siyasi makamda olan hiçbir kimse bunu kullanmaz. Dindar kelimesi Özal ın vefatının arkasından söylendi" dedi.
Özal ın mirasından herkesin bir şeyler kapmaya çalıştığını kaydeden Mumcu, Özal ın en büyük mirasının ise Anavatan Partisi olduğunu belirtti. Özal ın son yüzyıl içerisinde Atatürk ten sonra ikinci lider olduğunu söyleyen Mumcu, "Tarihimiz iki lider tanımıştır. Birincisi Mustafa Kemal Atatürk tür, diğeri ise Turgut Özal dır. Ondan sonra gelenler ise sadece yöneticidir" diye konuştu.
Kendini milletine benzeten kişinin asıl lider vasfı taşıdığını anlatan Mumcu, Özal ın da kendisini milletle bir tuttuğu için lider özelliğine sahip olduğunu ifade etti. Özal ın doğuştan özgüvenli ve kendine inanan birisi olduğunun altını çizen Mumcu, "Bu tutumunu hayatı boyunca bütün millete kazandırmıştır. Özal dan sonra rekabetçi ve özgüvenli bir millet doğmuştur. İddialı bir vizyonu milletin ruhuna yerleştirmiştir. Kimsenin kıymet vermediği evlatları Özal sayesinde dünya ile rekabet edecek bir pozisyona gelmişlerdir" şeklinde konuştu.
Mumcu, konuşmasında AK Parti ye açılan kapatma davasına değinerek, "Bu davanın en kesin sonucu şudur. Türkiye de sivil siyaset birilerinin, yani bürokratik devletin kendini kovaladığı dönemde kendini batının kucağına oturmaya mecbur edilmiştir. Davanın açıldığı günde bunu söylemiştim. Siyasetçisi, Anayasa Mahkemesi tartışacağı bir ortama ihtiyacımız yoktur. Türkiye nin birlik ve beraberliğe ihtiyacı vardır. Herkesin akıl, ruh ve gaye birliğine ihtiyacı vardır. Ama bir araya gelmeyi bir türlü akıl edemiyorlar. Bu kadar karışıklığın olduğu bir ortamda yapılan tartışma, paranın üstündeki Atatürk ün resmidir. Merak ediyorum önemsedikleri para mı? Atatürk mü? Bunların birçoğu Atatürk ü sadece paranın üzerinde görmeye tahammül edebiliyorlar. Kimseye iftira etmiyorum gerçek budur. Gerçek şeylerden konuşalım yeter artık. Dünya ekonomik bunalımı konuşurken, Türkiye bu sürecin en çok kaybedeni olma tehlikesi ile yüz yüzedir" dedi.
Amerikan düşünce kuruluşunun yayınladığı raporda önümüzdeki 10 yılın beklentilerine göre Türkiye nin birliği güvence altına alacak hiçbir ortamın sağlanmadığını kaydeden Mumcu, "Mecbur muyuz CHP nin tarafında olmaya? Mecbur muyuz din ve vicdan özgürlüğünü kısıtlayan bir dayatmacılığa" diye konuştu.
Hükümetin kendisiyle yüzleşmeye mecbur olduğunu söyleyen Mumcu, "Bu hükümet Siyasi Partiler Kanunu nda bir tek değişiklik yaptı. O da Anavatan Partisi nin Hazine yardımı almasını önleyecek yasayı çıkarmak oldu. Onu Özal çıkarmıştı. Kim için, onlar için çıkardı" şeklinde konuştu.
2005 yılında başörtüsü tartışmalarının açılmaması ve Cumhurbaşkanı nın halk tarafından seçilmesi için çağrıda bulunduklarını hatırlatan Mumcu, kendi önerdikleri Anayasa değişikliğinin Türkiye için tek çözüm yolu olacağını söyledi. Mumcu sözlerine şöyle devam etti:
"Yıllarca Özal ın samimi din ve vicdan özgürlüğünden yana demokrasiye bağlılığını görmezden gelenlere söylüyorum elinize ne geçti. Özal hakkında her türlü komployu kurdunuz, ama elinize hiçbir şey geçmedi. Siz hala devlet eliyle kamusal alanı tanzim edeceğinizi zannediyorsunuz. Bu insanlık tarihinde hiç olmadı olamaz. İnsan doğuştan özgür bir varlıktır. İnsanın kamusal alana çıktığında şu ya da bu diye ayıran hiçbir kimse başarılı olamaz. Burası yasak diye burada şöyle olmalısınız diye bir yere varamazsınız. Laik olup olmadığımı bilmiyorum, ama samimi, içten bir sorumluluk duygusuyla hareket ediyorum. Laikliği sonuna kadar koruyalım ama bir dayatmacılık olmaktan da çıkaralım. Anayasa Mahkemesi nde şu an devam etmekte olan yargılamada çıkması gereken sonuç, o Anayasa değişikliğinin iptali yolunda olmamalıdır. Eğer geri adımsa atacakları adım budur. CHP nin yapması gereken bu süreci Anayasa Mahkemesi ne götürmemekti. İktidar partisine düşen şey, Cumhurbaşkanı görevinden istifa etmeli ve Cumhurbaşkanı nı halkın seçeceği prosedür başlamalıdır. Burada maksat Cumhurbaşkanı nı bulundu yerden indirme hevesi değildir. Düğümü çözmenin Türkiye de bu gidişatın,Türkiye yi kaosa sürüklemeyi engellemenin yolu demokrasinin önünü açmaktır. Bunun da yolu derhal Cumhurbaşkanı nın halkın seçeceği mekanizmanın devreye girmesidir. Bunun yapılması yapanlar açısından da bir fedakarlık değil bir sorumluluktur." DUY-CC-Y
Kaynak : haberler




