Basında B.Belediye galibiyeti
LEVENT TÜZEMEN: SİSTEM DOĞRU AMA.. SABAH
Orta sahayı çok adamla kontrol eden Galatasaray, büyük maçlarda Belediye nin en etkili silahı olan pas yapma özelliğine izin vermedi. Barış ın 11 e dönmesi hem orta alana dinamizm kazandırdı hem de Sabri yi rahatlattı. 4-1-3-2 sisteminde tek forvet Karan a yakın oynayan Lincoln çok fazla boş saha buldu ve etkili oldu. Galatasaray hücumu düşünürken sürekli kanatları kullandı. HakanKaran ikilisi ikili forvet oynadığında takım kanatları az kullanıyor, ayağa pas oynamıyor, kolayı seçip şişirme toplarla hücuma gitmeyi düşünüyordu.
Gol yollarında Ümit Karan çok etkisizdi. Tek forvetli sistemde aktörü doğru seçmek gerek. Karan top tutma ve isabetli pas verme yeteneği olmadığı için kolay top kaybetti. Yüksek toplarda zamanlama hatası yaptı. Arda ile girdiği duvar paslarında topu arkadaşına iletemedi. Tek forvetin adı bence Nonda. Ancak onun da fizik güç ve motivasyon yetersizliği var.
Bu sezon büyüklere kaybetmeyen Belediye yi kırılma noktası sayılabilecek maçta Galatasaray iki ön liberolu sisteme dönmesi sayesinde devirdi. Kapanışı yapan Hakan ın golünde Arda nın topu kaptanının koşu yoluna bırakması akıl doluydu.
AHMET ÇAKAR: DANANIN KUYRUĞU HAFTAYA SABAH
Türk futbolunun esas problemi şu: Dedikodu ve manipülasyon lige çok zarar veriyor. Galatasaray olarak bundan birkaç hafta önce birkaç hafta sonra oynayacağınız Büyükşehir Belediyespor un teknik direktörüne transfer teklifi yaparsanız ve tablo da dün geceki gibi olursa insanlar konuşur. Milletin ağzı torba değil ki, büzesiniz.
Lincoln geçtiğimiz aylardaki haline göre çok daha istekli gibi... Hakan Şükür sonradan oyuna girse de, gelecek haftaki Fenerbahçe maçına mesajlar gönderiyor gibiydi. Servet aynı Servet... İnanılmaz bir mücadele içinde. Ama dedik ya, dün geceki maç hiçbir şey için ölçü olmayacak kadar basit ve sıradan bir karşılaşma gibiydi.
Mesela ikinci yarıda Belediye nin yıldızı Tjikuzu nun isabet ettiremediği tekme dünyanın her yerinde en az bir sarı karttır. Şimdi tablo böyle olunca, Selçuk Dereli de hakemlikte Türkiye nin bir numaralı ismi olunca biz de mi bir tuhaflık var yoksa hakemliğimizde mi diye düşünmeden edemiyoruz.
BÜLENT TULUN: BAŞIMIZA GELENLER FOTOMAÇ
Ligin 31. haftasında böyle bir manzara aslında kalite açısından çok iyi gibi görünebilir, ama oynanan futbola baktığımız zaman maalesef böyle bir izlenime varamıyoruz. Bu özellikle haziran ayında dünyanın gözü önünde yapılacak olan Avrupa Şampiyonası na katılacak Milli Takımımız ve bu ekibi seçecek Fatih hoca için bir handikap oluşturuyor.
Yüzlerce futbolcunun oynadığı ve ekmek parası kazandığı Türkiye liglerinde sanal ortamda oturup insanlara, sahada ter döken futbolculara leke, çamur atmak çok kolay. Bu lekeleri atanlar İngilizcesi herkesçe mağruf Kaybeden kişilerden kaynaklanıyor. Ama attıkları leke, bilinmeyen kaybedenlere geri dönmüyor.
24 aydır bir tane yabancı transferini doğru yapamayıp, eline yüzüne bulaştıran Adnan ve Adnan şirketi, koştuğu kulvarlarda geldikleri andan itibaren hepsinde saf dışı kaldılar. Sonralıkla bando mızıkayla getirilen Barusso nun nerede olduğu hakkında muhtelif rivayetler var. Futbolun çok fazla sürprizi yoktur. 3-0 kazanmasına rağmen önümüzdeki haftaki büyük derbide Galatasaray ın galip gelmesi sürpriz olur.
MURAT ÖZARI: LİNCOLN DÖNDÜ FOTOMAÇ
Galatasaray, bu sezon şampiyon olursa, kupayı istifa eden Feldkamp a göndermek gerekiyor. Feldkamp, istemeden de olsa gerçekten büyük bir iş başardı. Teknik direktörün görevden ayrılışı, bir takıma bu kadar yarar mı? İnanılır gibi değil. Galatasaraylı futbolcular, Feldkamp ın Türkiye den gitmesini bekliyorlarmış.
Eğer Galatasaray şampiyon olursa Servet in katkısı çok büyük olacak. Servet, Fenerbahçe gibi bir takımdan Anadolu takımına gidip, kaybolmadan tekrar İstanbul a döndü. Bu her babayiğidin harcı değil.
Bana göre Ali Sami Yen de alınacak bir beraberlik bile Fenerbahçe yi şampiyon yapar. Galatasaraylı futbolcular, bu maçta gösterdikleri inancı Fenerbahçe karşısında da gösterirlerse Ali Sami Yen den zaferle ayrılabilirler. Son olarak Necati konusuna değinmek istiyorum. Hafta boyunca her zaman olduğu gibi olayları abarttık. Herkes çocuğun üzerine gitti. Ne oldu? Çocuk sahaya çıktı elinden geleni yaptı. Felaket tellallığı yapmaya maalesef bayılıyoruz.
ZAFER ERTEM: HARİKA ÜÇLÜK FOTOMAÇ
Daha sıkı bir maç bekliyordum doğrusu. Hafta içinde öyle yaygara koparıldı ki sormayın gitsin. G.Saray maçı kazanmak istedi ve kazandı o kadar. Şu bir gerçek G.Saray, çift liberolu tek forvetli oyun sisteminde daha garanti ve istekli oynuyor. Maç öncesi tek endişem buydu, eğer Cimbom, Büyükşehir Belediye önüne çift forvet çıksaydı rakibinin ekmeğine yağ sürerdi.
Bana göre ilk 11 de Nonda çıkmalıydı. Ümit 55 te sakatlandı ama yerine Güler yine tercihini Hakan Şükür oldu. Sonuçta hoca tercihi, tabii ki saygı duyacağız.
Bu arada Hakan Şükür inanılmaz bir gol kaçırdı. Bunu ancak atacağı bir gol telafi edebilirdi o da son dakikada attığı golle kendini affettirdi. Abdullah Avcı yenilen ikinci golün hemen öncesinde Adriano ve Sertan ı oyuna aldı ama bu değişiklikler de Belediye ye hücum zenginliği getirmedi. Bir çift sözüm de hakem Dereli ye olacak. Sakin maçı strese sokmak için inanılmaz çaba harcadın. Özellikle Lincoln e yapılan faulleri görmezden gelmekle ne kazandın ki? G.Saray önemli bir üç puanı daha kasasına koydu. Fenerbahçe derbisi öncesi moralini de düzeltti. Kendini de taraftarını da erkenden derbi havasına soktu.
RIDVAN DİLMEN: TEKNİK ADAMLIK MİLLİYET
Feldkamp’ın kulakları çınlasın. Futbolu matematiğe çevirmişti. Futbol matematik filan değildir. Sistemler belli. Bir doğru oynamak var, bir de abuk subuk oynamak var. Futbolun rakiple oynandığını hiç düşünmemişti Feldkamp. Düşünmemişti ki, Kasımpaşa maçına, OFTAŞ ve Leverkusen karşılaşmalarında hep aynı sistemle oynadı. Derbiler de dahil.
Şimdi üç haftadır farklı hocalarla çalışıyor Galatasaray. Feldkamp’ın bıraktığı sisteme iki haftadır sadık kaldılar ama daha dirençli bir orta saha oynattılar. Dün de rakip Belediye’nin büyük takımlara karşı etkili oyunlarını bildiklerinden ligde ilk kez kalabalık bir orta saha ile oynadılar. Dörtlü savunmanın önünde dört koşan orta saha; Mehmet Topal, Ayhan, Barış ve Arda vardı. Hatta oyuncu değişikliğinde bile yine dirençli Mehmet Güven girdi. Onların önünde Alex pozisyonunda Lincoln, en uçta da Ümit Karan.
Böyle olunca maç boyunca Belediye’ye hiç pozisyon vermediler. Servet ve Emre çok rahat ettiler. Her şeyden önemlisi Lincoln’ün top rakipteyken savunma yapmama sorununu çözdüler. Tabii ki verimini de artırdılar. Tamamen teknik direktör doğrularıyla maçın tek hakimiydi Galatasaray. Muhtemelen de Fenerbahçe maçına böyle çıkacaklar. Zorluk derecesi yüksek maçlarda nasıl oynanması gerektiğini hocaları çok iyi gösterdi. Hani “hocaların takıma fazla etkisi yoktur” derler ya! Böylesine basit bir hamleyle, futbolun doğrusunu oynarak haklı bir galibiyet ettiler.
Atılan ilk gol durup dururken bir oyuncu düşmeyeceğine göre fauldü. Hakan Balta’nın rakip cezalanındaki tabanının kartsız geçilmesi de hataydı.
MUSTAFA DENİZLİ : ÜÇLÜK ATIŞ MİLLİYET
Bir maç seyrediyorum, ligin bitimine sadece 3 hafta kalmış... Taraflardan bir tanesi büyük takım ve şampiyonluğun güçlü adayı. Bir diğeri ise şampiyonluk adaylarıyla şimdiye kadar oynadığı hiçbir karşılaşmayı kaybetmemiş.
Böyle iki takım karşı karşıya gelince insan son derece çekişmeli, karşılıklı atakların olduğu, güzel futbolun sergilendiği bir doksan dakika beklemez mi? Gayet tabii ki bekler. Fakat Galatasaray’da belki biraz abartılı olacak ama Lincoln ve Arda’nın dışında ayağına top yakışan oyuncu yoktu dünkü maçta.
Buna ilaveten orta sahayı oyuna sokacak, oyunu yönlendirecek Barış yok, Sabri yok, Ayhan yok. Mehmet Topal biraz var. Doksan dakika bittiği zaman ise skor 3-0... İstanbul Büyükşehir Belediyespor’u bu kadar reorgazine ve dirençsiz bir şekilde hiçbir büyük maçta görmemiştim.
Bizde bir laf vardır, “Mehter Takımı gibi” diye. Eğer bir şeyin ağır hareket ettiğini belirtmek istersek bu ifadeyi kullanırız. Mehter Takımı’nın özelliği nedir? İki ileri, bir geri yaparlar. Galatasaray da maşallah 4-5 geri, belki daha sonra bir ileri oynuyor. Böyle futbol oynayan bir takımın maça tempo, çabukluk, bol pozisyon getirmesi hakikaten çok zor. Zaten gollerin nasıl olduğuna bakarsanız bunu daha iyi anlayabilirsiniz.
Birinci gol Lincoln’ün çabası ve Kerim’in ters vuruşuyla geldi. İkinci golde Lincoln topa vurduktan sonra feryat figan hakeme dönüyor, topun gol olmayacağını düşündüğü için pozisyonun penaltı olduğunu söylüyor. Ama bir bakıyor gol olmuş, itirazından hemen vazgeçiyor. Üçüncüsü ise Hakan Şükür’ün rahat gol yapabileceği bir pozisyondu. Riski yüksek bir pozisyon değildi. Hakan böyle pozisyonlarda golü bulabiliyor.
Hakem Selçuk Dereli kalitesinden son derece uzak bir maç yönetti. Ne avantajları uyguladı, ne de pozisyon yorumlarını doğru yaptı. Bu yönetim Dereli kalitesindeki bir hakeme yakışmadı.
Büyükşehir’de Aydın Yılmaz dikkatimi çekti. Galatasaray elinde tuttuğu gençleri Aydın’la kıyaslasın, hangilerinin Aydın’dan daha yetenekli, daha değerli olduğunu bir kez daha düşünsün.
Neticede Galatasaray adına dünkü maçta bir tek sonuç çok önemliydi ve bu netice elde edildi. Şimdi bu düşüncelerim bazılarına ters gelebilir. Bazıları da anlamayabilir. Fakat dünkü maçta Galatasaray berabere kalsaydı, şampiyonluğa daha mı yakın olurdu diye komplo teorisi içeren bir soruyu da hakikaten sormak lazım.
Bir hafta sonraya taşıdığı üç puan mı, bir puan mı daha iyi olurdu Galatasaray adına? Bunu bizim alışkın olmadığımız bir soru olarak gündeme getiriyorum. Maç hazırlıkları, rakibin etkilenmesi ve bunların yanında bir sürü detay....
Sonuçta İstanbul’un dışında, aydınlık ışıklar altında, ama futbol aydınlığı mum ışığı seviyesinde 90 dakika izledik. Şimdi herkes gelecek hafta oynanacak derbiyi beklemeye başladı. Burada eksik kalanları önümüzdeki doksan dakikanın yazısında biraz daha açacağız.
Kaynak : internetspor
Sonraki Haber: Ayhan kameralara yakalandı
Önceki Haber: Kezman dan G.Saray a mesaj




